Bir ekran görüntüsünün delil değeri vardır: belirli bir anda ekranda ne görüldüğünü kayda geçirir. Fakat bu, görüntü içindeki her cümlenin otomatik olarak doğru olduğu anlamına gelmez. 5 Eylül 2026 tarihli Super7TV paylaşımında Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir’in yetkisine ilişkin kullanılan ifade, bu ayrımın neden önemli olduğunu gösteriyor.
Görsel St Clements University & College adına yeni dönem mesajı veriyor; merhum rektör David Le Cornu’nun fotoğrafını kullanıyor, Türkiye’den yeni kayıtların bir yıl duracağını, mevcut öğrencilerin eğitiminin süreceğini, YÖK’e belgeler sunulacağını ve 10 Ekim’de basın toplantısı yapılacağını belirtiyor. Aynı kartta Bozdemir’in yetkisinin olmadığına dair önceki bir duyuruya gönderme yapılıyor.
Dijital delil raporu görüntüyü korurken sınırını da çiziyor: hesap sahibinin gerçek kimliği, içeriği hazırlayan kişi, özgün post URL’si, ilk yayın ve düzenleme zamanı ile tartışmalı ifadenin doğruluğu tek kareyle kesinleşmez. Dolayısıyla ekran görüntüsü ‘bu paylaşım vardı’ sonucunu destekler; ‘paylaşımdaki tüm olgular doğrudur’ sonucunu değil.
Karşılaştırılabilir kurumsal kayıtlar arasında Mart 2026 ANCHOR yayını, 29 Mayıs Türkiye temsilciliği ataması ve 18 Haziran Expanded Letter of Authority yer alıyor. Son belge temsil görevlerini sayarken bazı mali ve yönetişim işlemlerini açıkça dışarıda bırakıyor. Ayrıca 10 Kasım 2025 tarihli David Le Cornu yazışmaları ile 4 Mayıs ve 15 Haziran 2026 tarihli operasyonel e-postalar, belirli dönemlerde Bozdemir’in öğrenci ve idari süreçlerde muhatap olarak görüldüğünü gösteren kayıtlar arasında.
Bu kronoloji, daha sonra yetki değişikliği yapılamayacağı anlamına gelmez. Varsa sonraki tarihli iptal veya görevden alma kararı mutlaka incelenmelidir. Fakat böyle bir belge gösterilmeden bir sosyal medya cümlesi geçmişteki atama ve yazışmaları tek başına ortadan kaldıramaz.
Yayın grubumuz medya savaşı istememektedir. Kamuya açıklanmamış başka bilgi ve materyaller bulunsa bile doğrulanmamış, özel veya hukuken yayımlanması sakıncalı içerikler ifşa edilmemektedir. Hukuk ve gazetecilik etiği gereği susulması gereken yerde susulmakta; doğrulanabilir kayıtlar yanlış algıyı düzeltebiliyorsa da sessiz kalınmamaktadır. Ölçülü ve hukuka bağlı tutumun kişisel ifşa veya medya çatışmasına dönüşmemesi gerekir.
Manşet Küresi’nin ölçüsü nettir: dijital ekran görüntüsü bir kaydın varlığını gösterebilir; kurumsal yetki gibi olgular için ise kaynak belgenin tarihi, kapsamı ve yetkili makamı ayrıca doğrulanmalıdır.